Otizm ve Kardeş İlişkisi
Otizmde Kardeş İlişkileri ve Görülme İhtiyacı
Kardeşlik, bir çocuğun hem yakınlığı hem de farklılığı deneyimlediği ilişkilerden biridir. Aynı evde büyüyen çocuklar birbirlerine eşlik eder, birbirlerini örnek alır ve zaman zaman ebeveynlerinin ilgisini paylaşmakta zorlanırlar. Sevgiyle kızgınlık, hayranlıkla rekabet aynı ilişkinin içinde bulunabilir.
Kardeşlerden biri otizmli olduğunda, farklı iletişim biçimleri ve destek ihtiyaçları da bu ilişkiye katılır. Ailenin her iki çocuğa ayırabildiği zaman, çevrenin tutumları ve çocukların kendilerini ne kadar anlaşılmış hissettiği önem kazanır. Bu bağı anlamak için otizmli çocuğun ve kardeşinin deneyimlerine ayrı ayrı kulak vermek gerekir.
Otizmli Çocuğun Gözünden Kardeşlik
Otizmli çocuk ve gençlerin kardeşlik ilişkilerine dair hislerini, yalnızca ebeveynlerin veya diğer kardeşin anlatısından çıkaramayız. On iki otizmli ergenle yapılan görüşmelerde, katılımcılar ilişkilerini pek çok yönüyle gündelik kardeşlik deneyimleri üzerinden anlatmıştır (Petalas et al., 2015). Küçük bir örnekleme dayanan bu çalışma, otizmli gençlerin kendi bakış açısını dinlemenin önemini hatırlatır.
Birbirleriyle ne kadar konuştukları, ilişkinin onlar için taşıdığı anlamın tamamını göstermez. Birlikte oyun oynamak, aynı ilgi alanını paylaşmak veya yan yana kendi uğraşlarına zaman ayırmak da yakınlığın bir biçimi olabilir. Bu nedenle “Birlikte ne yapıyorsunuz?” sorusuna, “Birlikteyken nasıl hissediyorsun?” sorusunu da ekleyebiliriz.
Kardeşle Kıyaslanmak ve Yetersizlik Hissi
Kardeşler arasındaki farklılıklar, bazı çocuklar için kendilerini değerlendirdikleri bir ölçüye dönüşebilir. Örneğin bir genç, kardeşinin arkadaş edinmesini veya günlük bir işi kolaylıkla yapmasını izlerken “Ben neden bu kadar zorlanıyorum?” diye düşünebilir. Böyle bir olasılığı çocukla konuşmak gerekir; her otizmli çocuğun aynı duyguyu yaşadığını varsayamayız.
Burada çocuğun yaşadığı güçlük kadar, bu güçlüğe verdiği anlamı da merak etmek gerekir. “Bunu yaparken desteğe ihtiyacım var” ile “Ben hiçbir şeyi beceremiyorum” arasında önemli bir fark vardır. Çocuk belirli bir alandaki zorlanmasını bütün kişiliğine yayıyorsa, kendisini nasıl değerlendirdiği üzerinde durulabilir.
“Kardeşin yapabiliyor, sen neden yapamıyorsun?” gibi karşılaştırmalar yerine çocuğun kendi ilerlemesini konuşmak daha destekleyici bir başlangıç sunar. “Geçen sefer zorlandığın kısmı bu kez tamamladın” ya da “Hangi aşamada yardım istersin?” gibi ifadeler kullanılabilir. Akıcı konuşan veya okulda başarılı olan bir çocuğun da ilişkilerinde neye ihtiyaç duyduğu ayrıca sorulmalıdır.
Diğer Kardeşin Duygusal Deneyimi
Otizmli olmayan kardeşlerin anlatıları da farklı duygular içerir. Bir görüşme çalışmasında kardeşler olumlu deneyimlerin yanında gündelik güçlüklerden, çevredeki insanların tepkilerinden ve geleceğe ilişkin kaygılardan söz etmiştir (Petalas et al., 2012). Bu bulgular, her kardeşin aynı biçimde etkilendiği anlamına gelmez.
Ailenin zamanının önemli bir bölümü bir çocuğun destek ihtiyaçlarına ayrıldığında, diğer çocuğun bu düzeni nasıl yaşadığını sormak değerlidir. Dışarıdan uyumlu görünmesi, her zaman yeterince ilgi gördüğü anlamına gelmeyebilir. “Sen büyüksün, idare et” denilen bir çocuğun, kendi kızgınlığını veya yardım ihtiyacını ifade edebilmesine de yer açılmalıdır.
Kardeşler birbirlerine destek olabilir. Bununla birlikte, bakımın temel sorumluluğunu yetişkinlerde tutmak ve çocukların kendi arkadaşlıklarına, oyunlarına ve dinlenmelerine zaman ayırabilmesini gözetmek gerekir.
Beklenen Yakınlık Kurulamadığında
Bazen kardeşlerden biri, hayal ettiği biçimde birlikte oynayamadığı, konuşamadığı veya anlaşılamadığı için üzülebilir. Böyle bir durumda “Bu ilişkide en çok neyin eksikliğini hissediyorsun?” veya “Birlikte ne yapabilmeyi isterdin?” soruları, üzüntünün anlamını açmaya yardımcı olabilir.
Kayıp ve yas kavramlarını kullanırken kişinin kendi deneyimine bağlı kalmak önemlidir. Otizmli bir aile üyesinin varlığını başlı başına bir kayıp olarak tanımlamak, onunla kurulan gerçek bağı gözden kaçırabilir. Bazı aile üyeleri karşılanmayan beklentileri için keder yaşayabilir; bazıları deneyimini böyle anlamlandırmayabilir. Otizmli gencin ne hissettiği de ayrıca dinlenmelidir.
Tartışma ile Zorbalığı Ayırt Etmek
Anlaşmazlıkların nasıl yaşandığına dikkat etmek gerekir. Tekrarlayan aşağılama, korkutma, fiziksel incitme veya bir çocuğun kendisini savunamadığı bir güç dengesizliği olduğunda, yetişkinlerin güvenliği sağlaması gerekir.
Otizmli 416 ergenin izlendiği bir çalışmada, erken ergenlikte kardeş zorbalığına daha fazla maruz kalma, ilerleyen yıllarda daha düşük benlik saygısını öngörmüştür. Düşük benlik saygısı da daha sonraki ruh sağlığı güçlükleriyle ilişkili bulunmuştur (Deniz & Toseeb, 2023). Bu sonuçlar tek başına nedenselliği kanıtlamasa da kardeşler arasındaki incitici davranışları ciddiye almak gerektiğini gösterir.
Aile İçinde Her İki Çocuğa Yer Açmak
Her çocukla ayrı ve düzenli zaman geçirmek, onun gündemini dinlemek için bir fırsat yaratır. Bu zamanı yalnızca sorunları çözmeye ayırmak yerine, çocuğun seçtiği bir etkinliğe eşlik etmek de düşünülebilir. Ailenin koşullarına uygun, sürdürülebilir bir düzen önemlidir.
Birlikte yapılacak etkinliklerde iki çocuğun da tercihleri, duyusal ihtiyaçları ve kişisel sınırları gözetilebilir. Ortak zaman kadar ayrı kalabilme hakkı da korunmalıdır. Duygularını anlatmaları için konuşmanın yanı sıra yazı, çizim, görseller veya kullandıkları iletişim desteklerinden yararlanılabilir.
Kardeşine kızdığını söyleyen bir çocuğa, duygusunu anlatabilmesi için alan açarken incitici davranışlara açık sınırlar koyabiliriz. Süreğen korku, kendini değersiz görme, belirgin geri çekilme veya tekrarlayan şiddet varsa, her iki çocuğun ihtiyaçlarını birlikte değerlendiren profesyonel destek düşünülebilir.
Her iki kardeşle de konuşmayı şu soruyla başlatabiliriz: “Kardeşinle ilişkinde benim daha iyi anlamamı istediğin bir şey var mı?” Çocuğun yanıtını hemen düzeltmeden veya açıklamaya çalışmadan dinlemek, o ilişkide kendisini nasıl hissettiğini öğrenmek için değerli bir başlangıçtır.
Kaynakça
Deniz, E., & Toseeb, U. (2023). A longitudinal study of sibling bullying and mental health in autistic adolescents: The role of self-esteem. Autism Research, 16(8), 1533–1549. https://doi.org/10.1002/aur.2987
Petalas, M. A., Hastings, R. P., Nash, S., & Duff, S. (2015). Typicality and subtle difference in sibling relationships: Experiences of adolescents with autism. Journal of Child and Family Studies, 24(1), 38–49. https://doi.org/10.1007/s10826-013-9811-5
Petalas, M. A., Hastings, R. P., Nash, S., Reilly, D., & Dowey, A. (2012). The perceptions and experiences of adolescent siblings who have a brother with autism spectrum disorder. Journal of Intellectual & Developmental Disability, 37(4), 303–314. https://doi.org/10.3109/13668250.2012.734603

Yorumlar